4 Aralık 2009 Cuma

Deprem ve Depremden Korunma Yöntemleri




DEPREMDEN ÖNCE :
planlayın:
Yaşadığınız ili bulunduğunuz mekanı inceleyin. Korunma için bulunacağınız yeri ve muhtemel kaçış yolunu belirleyin.
Eğer bulunduğunuz noktadan kendinizi 10-15 saniye içinde bina dışına çıkartacak ve güvenli bir açık alana ulaştıracak pozisyonunuz varsa, bu yolu saptayın (Bu yöntem, sadece giriş altı, giriş ve 1. katta olanlar için geçerlidir). Deprem sırasında ilk 10-15 saniye, binayı terk edebilmek açısından çok önemlidir. Daha önce yaşanan depremlerden elde edilen istatistik! verilere göre, binalarda yıkıma yol açan açan unsur, hissettiğiniz ilk sarsıntı değil, binanın rezonansa girmesidir. Bu da size, anılan süreyi kazandırmaktadır.
Bu süre içinde kaçma eylemini gerçekleştirebilecek bir yöntem bulduğunuz takdirde, tatbik ederek zamanı saptayın. Böylelikle hem kesin kaçış sürenizi öğrenebilir hem de bu süreyi daha da kısaltacak yöntemler geliştirebilirsiniz.Kapı veya cam kenarında ya da bulunduğunuz yeri 10-15 saniye içinde terk edebilecek bir mesafede iseniz, herhangi bir acil çıkış anında kullanacağınız güzergah üzerinde size engel olabilecek saksı, masa, sandalye, koltuk, sandık ve benzeri
unsurları ortadan kaldırınız. Bazı durumlarda, giriş katındaki camı kırarak dışarı çıkmak gibi ani bir acil çıkış olanağı da yaratabilirsiniz. Bu cam, kalın ya da sekurit (sağlamlaştırılmış) olabilir. Bunu kırmak için bir yangın söndürme tüpünü kaçış yolu üzerinde bulundurabilirsiniz. Unutmayın, vücudunuzda kesiklere ve yırtılmalara yol açmayı engellemek için önce camı kendinize zarar vermeden kırmalısınız.
Binayı terk ederken mutlaka başınızı, yüksekten veya tavandan düşen nesnelerden (tuğla, kiremit, avize vb.) korumalısınız. Bu aşamada yastık bir işe yaramayacak, aksine çevrenizi görmenize ve sesleri duymanıza engel olacaktır. Bir kask veya baret, bulamazsanız bir sandalye, bir tahta parçası, büyük ve kalın bir kitap işinize yarayabilir.
Eğer binayı 10-15 saniye içinde terk edemiyorsanız, kesinlikle merdivenlerden, merdiven boşluklarından uzak durunuz. Asansör bir tuzaktır. Kullanmayınız. Yıkılan binalarda en yüksek oranda ölüm, bu noktalarda meydana gelmektedir. Birinci kattan daha yüksekteyseniz, atlamayı denemeyiniz. Yaşanan depremlerde ölümle ve ciddi yaralanmalarla sonuçlanan olayların büyük bir bölümü, yüksekten atlamayla ilişkilidir. Bunun yerine yüksek binalarda yapılması zorunla olan harici yangın merdivenlerini kullanınız. Demir konstrüksiyondan inşa edilen bu merdivenler, binadan bağımsız olduğu için yıkım darbesinden daha zor etkilenecek ve bağlı olduğu yerden kopması halinde, çeperlerindeki kuşaklar nedeniyle düşme anında bir koruma alanı oluşturacaktır. Dahil! yangın merdivenleri, koruyucu bir alan yaratmayacaktır.
Eğer bulunduğunuz bina, deprerne dayanıklı ve bulunduğunuz mekandaki masa, çelik veya kalın masif ahşap malzemeye sahipse başınıza düşebilecek eşyalardan sizi koruyabilir. Ama tavanın çökmesi halinde hiçbir koruyucu özelliği olmayacaktır.
Örnek: Japonya’da öğrencilerin sığındığı masa altları.
Bu rnasalar, aslında boğazları birleştirilmiş birer çelik kafestir. Bu özelliği nedeniyle sıralar halinde masa bir arada düşünüldüğünde çöken tavanı karşılayıcı ciddi bir direnç noktası oluşturmaktadır. Oysa Türkiye’de kullanılan basit tahta veya zayıf sıraların, böyle bir ağırlığı taşıyamayacağı kesindir.
Bir Yaşam Üçgen Alanı yaratın. Masa, yatak altı gibi yerler yerine, ağırlık merkezi yere yakın çelik dolaplar (boyu uzunsa ve yapabiliyorsanız yana devirin), para kasaları, çamaşır ve bulaşık makineleri gibi nesnelerin yanına yatınız ve ce nin pozisyonunu alın.
Mutfak, iyi bir saklanma ve Yaşam Üçgeni yaratılabilecek uygun bir ortamdır. Tezgah altında ve yanında yer alan fırın, bulaşık makinesi ve buzdolabı, bu bölümün ezilme oranını en aza indirger. Ancak, set üstü dolaplardan dökülecek tabak, çanak ve bardak gibi cisimlere karşı bir önlem alınması, rafların düşmesine engelolmak için de duvarla olan bağlantılarının sabitleştirilmesinde yarar vardır.
Yaşanan depremlerden elde edilen veriler, mutfak ve banyoların en uygun yerler olduğunu göstermektedir. çünkü enkaz altında kalındığı tadirde, bu bölümlerde hem yaşam üçgeni yaratabileceğiniz unsurlar vardır hem de patlayan borulardan sızan suyu içerek vücudunuzu crash sendromundan koruyabilme olanağı mevcuttur. Enkaz altında kaları kişileri bekleyen en ciddi tehlike, böbrek yetmezliği nedeniyle ortaya çıkan sendromlardır. Bulunmamanız gereken bir yer de kapı pervazlarıdır. Kapı pervazlarının taşıyıcı hiçbir özelliği yoktur. Çelik kapılara da güvenmeyin. Bunların da taşıyıcı özelliği olmadığı gibi, hem tehlike anında kırılması mümkün değildir hem de üzerinize devrilme riski bulunmaktadır. Deprerne uykuda yakalandığınız takdirde, kullanmanız gereken 10-15 saniyelik süre, bir hayli azalacaktır. Bunun için yatağınızın yanına 1 m3′lük tahta sandıklar yaptırmanız ve içlerini kitaplarla doldurduktan sonra, kalın bir iple çevresini sarmanız yararlı olabilir. Kitaplar da büyük bir ağırlık altında ezilmeyecek, sardığınız kalın ip ise sandığın patlamasına engel olacaktır. Böyle bir hazırlığınız yoksa, yatağın hemen kenarına ve yanına yan yatarak cenin pozisyonunu alın.
DEPREM ANINDA:
Uygulayın:
Deprem anında 10-15 saniye içinde bulunduğunuz binayı terk edebiliyorsanız derhal kaçın, yoksa güvenli bir yer bulun.
İlk sarsıntıyı hissettiğiniz anda sakin olun. Paniğe kapılmayın.
Panik, sağlıklı düşünmenizi engelleyecek, hatalı, bilinç dışı hareket etmenize yol açacaktır. Bilinçli düşünebilmek. hazırlıklarınızı felaket anında değil, daha önce yapmanıza ve planlamanıza bağlıdır.
10-15 saniye içinde bulunduğunuz yerden bina dışına güvenli bir açık alana çıkma olanağınız ve planıtuz varsa, bunu derhal önceki bölümde anılan önlemleri alarak uygulamaya koyunuz.
Eğer binayı terk edemiyorsanız, daha önce belirlediğiniz yaşam üçgeni alanına gidin ve yan yatarak cenin pozisyonunu alın.Kesinlikle oradan oraya koşmayın ve ayakta durmayın.
UNUTMAYıN
Yan yatarak cerıin pozisyonu almanız, ellerinizle başınızı korurken çevreyi görme ve gözlemleme şansı da verecektir. Kolon, kiriş veya duvarlar bir anda düşmeyecek, bu hareket belli bir sallantının ardından gerçekleşecektir. Bu da size son dakikada da olsa vücudunuzu koruma şansı verecektir.
Herhangi bir şekilde enkaz altında ezilme durumu olduğunda vücudunuz, bu şekilde azami korunma olanağına sahiptir. İç organlarınızın büyük bir bölümünü ve böbreklerinizden birini çalışır durumda tutabilmek için en ideal şekildir.
Erikaz altında öncelikle böbreklerin iflas ettiği bilinmelidir. Depremzedelerin kurtarılması halinde bile, vücudunda onanamaz hasarların oluştuğu ve bu nedenle ölüm olaylarının meydana geldiği saptanmıştır.
Cenin pozisyonunun bir diğer özelliği ise, kurtarma ekiplerinin kazazedenin bulunduğu bölüme en küçük bir gedikten de olsa ulaşması halinde, onu bulunduğu yerden çıkartamazsa bile, elini tutmasına izin vermesidir. Saatler sonra bir dış yardımın eline dokunması sayesinde, kazazedenin beyni hızla adrenalin pompalamaya başlayacak ve onu yeniden hayata bağlayacak çok önemli bir köprü kurulmuşolacaktır.
Balkona çıkmaktan, merdivenden inmekterı, asansöre binmekten kaçının. Kolon ve kirişlerden de uzak durun. Bu arada, camlar kırılabilir, kitaplıklar devrilebilir. mutfak dolaplarındaki tabak çanaklar dökülebilir. Bunları göz ardı etmeyin.
Hazırladığınız deprem çantasına ulaşmak için zaman harcamayın.
UNUTMAYıN
Eğer o an elinizin altında değilse pilli radyo, fener, konserve yiyecek ve içeceklerin bulunduğu çantaya ulaşmaya çalışmak, sakınmak ve korunmak için size gerekli olan süreyi çalabilir.
DEPREM sıRASıNDA ARAÇTA BULUNANLAR
Yer sarsıntısını otomobilde, tünelde veya kapalı bir otoparkta hissettiğiniz anda;
Paniğe kapılmayın.
Yolda iseniz, aracınızı, yol kenarına çekip binalardan, elektrik direklerinden veya ağaçlardan uzakta durdurun.
Tünel içindeyseniz ve çıkışa yakın değilseniz, aracınızı durdurup aşağıya inin ve yanına yan yatarak cenin pozisyonunu alın. Aracınızın içinde durmayın. Aynı yöntemi kapalı bir otoparktaysanız aynen uygulayın.
UNUTMAYıN
Araç içinde olduğunuz takdirde, üzerinize düşenbir parça ile ezilme riski taşıyorsunuz. Oysa dışına çıkıp, yanına yattığınız takdirde, üzerinize yıkılacak tavan, tünel gibi büyük kitleler, aracı belki ezecek ama yok etmeyecektir.
DEPREMDEN SONRA
Deprem sonrasında nasıl davranacağınz önemlidir.
Paniğe kapılmamak, fısıltılara kulak asmamak, kurtarma çalışmalarına katılmak gerekiyor. Deprem öncesi önlemlerinizi aldınız ve depremi az ya da çok hasarla atlattınız. Bu kez] başka sorumluluklar sizi bekliyor. Ön koşul] paniğe kapılmarnak, uyanık ve hızlı davranmak. Eviniz, hayatınıza zarar vermeyecek ölçüde hasar görüp sizin dışarı çıkmanıza izin veriyorsa] binayı terk etmeden önce çevrenizdeki seslere kulak verin. Bu sesler] sizden çok daha zor durumda olan insanlara ait olabilir. Sese olan yakınlığınız sayesinde binanın dışından yapılacak bir yardımdan çok daha hızlı bir şekilde göçük altındakileri hayata kavuşturabilirsiniz.
Kalabalık mekanları boşaltırken sakin olmak] hasarı en az ölçüde atlatmak açısından önem taşır.
Toplu ve düzenli hareket] bu safhada çok önemlidir. Binaların dışına çıktığınız andan itibaren de kurtarma çalışmalarına katılmak gerekir. Verebileceğiniz küçücük bir destek] bir insan hayatı; d~ha büyük yardımlar, birden çok insanın hayatı demektir.
Felaket sorırası olası karmaşa ortamı için dikkatli olunmalı. Özellikle de söylentilere, dilden dile dolaşan deprem fısıltılarına yerıileri eklernemeli ve kulak asmamalıyız. Bu tür soylentilerle, Marmara Depreminin ardından da yaşandığı gibi halkta daha büyük panik oluşturduğunu ve normal yaşamın bir türlü kazanılamadığını gördük.
Sükünetinizi koruyun.
Durumunuzu değerlendirin. Yaralı olup olmadığınızı belirleyin.
Bulunduğunuz yapı yıkılmamışsa, kontrollü] hızlı ve dikkatli bir şekilde binayı terk edin. Hemen ardından gelebilecek bir artçı şok] o ana kadar yıkılmamış] ancak taşıyıcı elemanlanna zarar vermiş olan binayı yıkabilir. Sarsıntı anında merdivenler, bağlantı yerlerinden ayrılmış] tavandan dökülebilecek sıva] beton parçası olabilir. Binadan ayrılırken kapıları dikkatli bir şekilde açın] bu gibi tehlikelerden sakının ve başınızı koruyun.
EGER ENKAZ ALTINDAYSANIZ …
Kıpırdayacak durumunuz varsa ve kesin bir çıkış yolu göre biliyorsanız hareketlerıin. Aksi takdirde pozisyonunuzu koruyun ve sakin olun. Fazladan her çaba] size, gelecekte gerekli olacak enerjiyi ve suyu tüketecektir. Dışarıdan müdahale sesi duyana kadar bağırmaya çalışmayın. Bu, enerjinizi zamansız tüketmenize yol açacaktır. Bir ses duyduğunuzda cevap verin ve pozisyonunuzu anlatmaya çalışın. İlerleyen saatlerde dışarıya ses verebilecek bir ses kaynağı yaratma yolunu bulun. Tencere benzeri bir metale vurulacak bıçak sapı, sert bir yüzeye vurabileceğiniz diğer sert bir cismin olup olmadığını kontrol edin. Çünkü saatler geçtikten sonra böyle bir şeyedinme gücünü kaybetmiş olabilirsiniz.
Kurtarma ekiplerinin olay yerine ulaştıklarında bakacakları ilk yer, enkaz üzerinde kabarmış bölgelerdir. Kabaran bu bölgeler, muhtemel yaşam üçgenlerinin olduğu noktalardır (buzdolabı, bulaşık ve çamaşır makinesi, çelik para kasası, demir dolap vb.). Böyle bir pozisyona sahipseniz, ilk ulaşılacak kurtarma bölgesindesiniz demektir.
DEPREM SIRASINDA:
Deprem sırasında eğer dışarıda bulunuluyorsa; bina, direk, reklam panosu, duvar gibi devrilebilecek materyallerin uzağında durmak gereklidir. Herhangi bir nesnenin (araba, balkon .. ) altına girmek çok sakıncalıdır. Deprem bitene kadar açık alanda beklenmelidir.
Eğer bina içinde bulunuluyorsa, en güvenli yerler, ev yıkıldığında bizim yaşamamız için gerekli yer kalmasını sağlayacak sağlam ve büyük eşyaların yanıdır. Anne karnındaki pozisyonda (cenin pozisyon) yatmak gereklidir. Bunun şöyle bir yararı vardır: Bina çöktüğünde çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, mutfak tezgahı, büfe ya da büyük kanepe gibi eşyalar, çökme sonucu tavanı bir miktar tutarak küçük bir alan yaratırlar. Bu alan, bir insanın yaşaması için yeterli olabilmektedir. Ancak çok önemli bir nokta da, evde belli dönemlerde deprem tatbikatının yapılması ve deprem sırasında nerede, ne koşulda olursak olalım, hiç düşünmeden doğru olan yere, en kısa sürede ulaşma yollarının planlanması gerekmektedir. Eğer bu yol üzerinde engel teşkil edecek eşyalar varsa kaldırılmalıdır. Kapı altında durmak, masa ya da yatak altına girmek çok sakıncalıdır. Zemin ve birinci katlar riskli katlardır; deprem sırasında 5-6 saniyede mekan terk edilebiliyorsa mutlaka terk edilmesi gereklidir. Depremden önce yapılacak birkaç basit hazırlık, depremden sonraki zor yaşantımızı çok kolaylaştırabilir. Örneğin, aracımızın bagajında; bir çadır, uzun müddet bozulmayan yiyecek ve içecekler, fener, ilk yardım malzemesi, giysi, telsiz, battaniye, sıhhi malzemeler gibi eşyaların bulunması, organize yardımın gelmesi için gerekli olan 3-4 gün boyunca bizi çok rahatlatacaktır.
Unutmayın ki deprem her zaman biz evdeyken olacak demek değildir. Gündüz evimizden kilometrelerce uzaktayken deprem olduğunda eve dönmek için İstanbul gibi metropolde arabanızı kullanamayacağınızı hatırlatmak isteriz. Yolların büyük bölümü yıkılacak ya da enkaz yığınlarından kullanılamaz hale gelecktir. Sağlam ve kullanılabilir durumdaki yolla ise trafik yoğunluğundan kullanılamaz hale gelecektir. Bu durumda saatlerce yürümek, yakınlarımıza ulaşmanın tek yolu olacaktır. Spor bir ayakkabı, rahat birkaç giysi, yağmurluk, bu uzun yürüyüşü daha mümkün kılacaktır.
Kobe (japonya) depreminde yaşanmış olduğu gibi, bir başka büyük tehlike de, depremden sonra çıkacak olan yangınlardır. Kobe’de depremden ölenler kadar, depremden sonra çıkan yangınlarda ölenler de çok fazladır. Eğer depremde evimiz yıkılmadıysa eve girip doğalgaz, elektrik, LPG tüpü gibi sistemleri ana vanalarındem kapatmak gereklidir. Bunun dışında salgın hastalıklar, yiyecek ve içecek kıtlığı, sel ve artçı depremler gibi ana deprem şokundan sonra devam eden tehlikelere karşı da mutlaka önlem alınmalıdır.
Kitap hayat kurtarır. Entelektüellikten söylemiyoruz, gerçekten öyle. Evin ortasma koyacağmız kitap dolu bir sandık, depremde en sağlam bir sığmak oluyor.
Marangoza, kenarları 1 metre uzunluğunda tahta küp şeklinde bir sandık yaptırın ve içini tıka basa kitapla doldurun. Dikkat! Sandık mukayva değil, mutlaka masif tahta olmalı. Sandığın içine doldurulan kitaplar kırılmaz, parçalanmaz, ezilmez.
Deprem anında sandığın yanına sığının. Dizlerinizi karnınıza çekerek ve başınızı da dizlerinize dayayarak pozisyon alın. Sandığın üzerine devrilecek bir kolon ya da beton plaka, sandığı en fazla 10-15 santim ezebilir. Sandığın yanında, her durumda depremzedeye yetebilecek bir yaşam alanı kalır.
DİKKAT!!
Sandığı daha sağlam olur diye çivi ya da benzeri malzemelerle sağlamlaştırmaya çalışmayın. Çiviler, sandığın üzerine bir şey düştüğünde basınçla tahtadan fırlar ve deprernzedeyi yaralayabilir. Kalın çamışır ipi kullanın.
DEPREM REHBERİ:
Anadolu, bin yıllardır depremlerle sallanıyor. İç Anadolu’da gördüğümüz yüzlerce yerleşim yığıntısı “Höyük”, güneydeki denize inmiş batık kentler, hep bu doğa olayının sonucu … “Ben depremin ne zaman olacağını biliyorum” diyenlere inanıp en ufak sarsıntıda kendinizi camdan atmak yerine, ilk titrerneyi hissettiğinizde daha önceden karar verdiğiniz eylem planını uygulamak, yaşamınızı kurtarabilir. Unutmayın! İnsanları öldüren deprem değil, kötü yapılardır. Bu yüzden standartlara uygun, yönetmeliklerde belirlenmiş R 9 üzeri şiddete bile dayanıklı bir binada oturuyorsanız, belki de yapmanız gereken tek şey, kafanıza düşebilecek objelerden korunmaktır.
Bu yazıda, depremden korunma ile ilgili verilen bilgiler, Adana ve Marmara depremleri öncesi, tatbikat amacıyla yıktırılan binalarda nerelerin güvenli olduğunu gösteren manken denekleri ve yine söz konusu depremlerle Yunanistan ve Tayvan depremlerinde sağ kurtulan, kurtarılan insanların bulundukları pozisyonlardan derlenmiştir. Nasıl ki, birey ve kurum bazında yaşamımızın büyük bölümünü geçirdiğimiz ev ve iş yerlerimizde yangına karşı eylem planımız varsa veya olrnalıysa, deprerne karşı da olmalıdır.
Depremin şiddeti nedir?
Depremin yer yüzeyindeki etkileri, depremin şiddeti olarak tanımlanır. Şiddetin ölçüsü, insanların deprem sırasında uykudan uyanmaları, mobilyaların hareket etmesi, bacaların yıkılması ve toplam hasar gibi çeşitli kıstaslar gözönüne alınarak yapılır. Şiddeti tanımlamak için birçok ölçek geliştirilmiştir. Bunlardan en yaygın olarak kullanılanı, “Değiştirilmiş Mercalli Şiddet Ölçeği”dir (Modified Mercalli -MM- Intensity Scale). Bu ölçek, Roma rakamları ile belirlenen 12 düzeyden oluşur. Hiçbir matematiksel temeli olmayıp bütünü ile gözlemsel bilgilere dayanır.
Depremin gücü nedir?
Bir depremin magnitüdü (açığa çıkan ya da harcanan toplam enerji miktarı), çoğunlukla Richter Ölçeğine göre belirlenir. Richter Ölçeği, sismik dalga genliklerinin sismograf kayıtlarına dayanılarak hazırlandığı logaritmik bir
cetveldir. Ölçek, bir birimlik magnitüd artışı, depremin boyutlarında 10 katı bir artışa karşılık gelecek biçimde düzenlenmiştir. Örneğin, Richter Ölçeğine göre magnitüdü 8 olan bir deprem, magnitüdü 4 olan bir depremden 10 bin kez daha büyüktür.
Artçı deprem (Aftershock) nedir? Ana depremi izleyen daha küçük sarsıntılar dizisidir.
Artçı depremler ne kadar süreyle devam eder?
Belli bir süresi yoktur. 1 ay da olabilir, 2 yıl da. Depremin süresi ne kadardır?
Bir-iki saniyeden iki-üç dakikaya kadar sürebilir.
Depremler önceden belirlenebilir mi? Var olan koşullarda, depremin önceden belirlenmesi olanaksızdır.
Fay nedir?
Yerkabuğunu oluşturan kayaçların bir yüzey boyunca kırılması ve oluşan iki parçanın birbirine göre göreceli olarak yer değiştirmesidir.
Kuzey Anadolu fay hattı nedir?
Doğuda Karlıova ile batıda Mudurnu vadisi arasında doğu-batı doğrultusunda bir yay gibi uzanır. Dünyanın en aktif ve en önemli kırık hatları arasında yer alan Kuzay Anadolu fay zonunun uzunluğu, yaklaşık 1.200 kilometredir. Genişliği ise 100 metre ile 10 kilometre arasında değişir.
Deprem olan her yerde fay var mıdır!)
Eğer yoksa bile yeni bir tane oluşmuştur. Deprem nerelerde oluşur?
Deprem, herhangi bir yerde ve herhangi bir zamanda oluşabilir. Genelolarak depremlerin, i kabuğu oluşturan levhaların sınırlarında oluştuğu söylenebilir. Dünyanın çeşitli yerlerinde benzer nitelikte depremlerin tekrarlandığı gözlenmiştir ve buraları hep levha sınırlarındadır. Depremlerin yoğun olarak gözlendiği bölgeler, yeryüzünde üç ana kuşak oluşturur.
ı. Kuşak (Pasifik Deprem Kuşağı) : Şili’den kuzeye doğru Güney Amerika kıyıları, Orta Amerika, Meksika, ABD’nin batı kıyıları ve Alaska’nın güneyinden Aleutian Adaları, Japonya, Filipinler, Yeni Gine, Güney Pasifik Adaları ve Yeni Zelanda’yı içine alan en büyük deprem kuşağıdır. Yeryüzündeki büyük depremlerin yüzde 81′ i bu kuşak üzerinde gerçekleşir.
2. Kuşak (Alpine) : Endonezya’dan (Java-Sumatra) başlayıp Himalayalar ve Akdeniz üzerinden Atlantik Okyanusu’na ulaşan kuşaktır. Yeryüzündeki büyük depremlerin yüzde 17′ si bu kuşakta oluşur.
3. Kuşak (Atlantik) : Bu kuşak, Atlantik Okyanusu ortasında yer alan levha sınırı (Atlantik Okyanus Sırtı) boyunca uzanır.
Dünyada kaydedilen en büyük deprem
1900′den bu yana kaydedilen en büyük deprem, 22 Mayıs 1960′ta Şili’de olmuştur (magnitüde 9.5 Mw).
Türkiye’de kaydedilen en büyük deprem
Aletsel dönemde ülkemizde kaydedilen en büyük deprem, 26 Aralık 1939′da Erzincan’da olmuştur. Gece yarısı olan depremde yaklaşık 33.000 kişi ölmüştür.

Hiç yorum yok: